troia-truva-troya.jpg

Troia

Destanların Yaratıldığı Troia

Troia, Homeros’un yazılı edebiyat metni olan ‘İliada’ ve ‘Odysseia’ destanlarına da konu olmuş efsanevi bir şehirdir. Batı medeniyetinin en etkileyici eserlerinden biri olan Homeros’un İliada’sı on yıl süren savaşın son 51 gününü yansıtmaktadır. Aynı zamanda birbiri üzerine on kez kurulduğu tespit edilen Troia, kazılarıyla da dünyada ün yapmıştır. Dünyaca tanınan bu antik kent, 1996 yılında Milli Park olarak ilan edilmiş, 1998 yılında da UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası listesine girmiştir.

Troia Kültür Tabakaları
Çanakkale’ye 30 km uzaklıktaki Troia, afet ve savaşlarla on kez yıkılmış olup, her seferinde eski kentin üzerine bir yenisi kurulmuş, böylece ovada 16 metreyi bulan bir höyük oluşturmuştur. Homeros destanında da anlatılan ünlü savaş anlatılmaktadır.

I.Troia: Tunç Çağı’nda Hisarlık tepesinde, M.Ö. 2920 yıllarında kaya üzerine kurulmuş küçük bir yerleşim yeridir. Surlar üzerinde, küçük taşlardan yapılmış ama bir hayli güçlü bir kale, kazılarla açığa çıkarılmış olup bugün gezi yolu üzerinde görülebilir. Ayrıca iki kule ile savunulan 2 metre enindeki kent kapısı da ilginç bir şekilde inşa edilmiştir. Bu devire ait koyu kahverengi, siyah-beyaz ve kazı bezekli çanak çömlekler ele geçmiştir. Evlerin içinde bulunan çocuk mezarları o dönemdeki ölü gömme adetlerini yansıtması açısından önemlidir. I.Troia M.Ö.2550’lerde son bulmuştur.

II.Troia: Sekiz yapı evresinden oluşan II. Troia kurulmuş, M.Ö.2550’den 2250 yıllarına kadar yaşamıştır. Bu dönemde daha görkemli bir kale yerleşmesinin inşa edildiği anlaşılmaktadır. Rampalı kapı ve yüksek kulelerin olması, ayrıca Schliemann’ın bulduğu hazinenin bu kata ait olması, II. Troia’nın zengin ve kültürü yüksek bir kent olduğunu gösterir. Yapı evreleri süresince kentin üç büyük yangın geçirdiği anlaşılmıştır. Kalayın Orta Asya’dan getirilmiş olması ve çömlekçi çarkının kullanılması da çok önemli bir bulgudur.

III.Troia: M.Ö. 2250-2200 yanarak son bulan II. Troia’nın üzerine kurulmuştur. II. Troia’nın ortak özelliklerinin devam ettiği görülür. Bu kültürel bir devamlılık olduğunu gösterir. Dört evreden oluşan bu Troia da bir yangınla son bulumuştur.

IV-V.Troia: IV-V. Troia M.Ö.2200-1740 yılları arasında oluşmuştur. Yapılan kazılarla 18.000m²lik bir alana yayılan kentin yedi yangın evresi geçirdiğı tespit edilmiştir.

VI.Troia: (yaklaşık M.Ö. 1740/30-1300) VI. Troyada en gelişkin kat olarak karşımıza çıkar. Birçok yapı evresine sahip olup bu katlarda Anadolu etkisi yaratılmıştır. Priamos’un Troia’sı olarak adlandırılan VI. Troia aynı zamanda Anadolu’daki Hitit imparatorluğunun Wilusa adlı uç beyliğidir. 20.000m²’lik bir alana yayılan bu kent bir depremle sona ermiştir.

VII.Troia: Kazıcılar bu Troia’ya VIIa Troia’sı ismini vermişlerdir. M.Ö.1300-1180 yılları arasına tarihlenen bu Troia’da savaş olmuş ve yakılıp yıkılmıştır. Kazılarda bu tabaka sokaklarında ok ve mızrak uçları olması savaşın bu katta yapıldığını ispat etmiştir.

Bundan sonraki VIIb1 tabakası M.Ö.1180-1130 yılları arasına tarihlendirilir. Yine bir yangınla sona eren bu tabakadan sonra görülen Troia VIIb2 ve Troia VIIb3 tabakası M.Ö.1130 - 950 yıllarına tarihlenmektedir. Bundan sonra bir boşluk ve karanlık çağ yaşayan Troia M.Ö. 950- 720 arasına yerleştirilir.

VIII.Troia : M.Ö. 720- 85 arasında Arkaik ve Hellenistik Troia olarak bilinen VIII. Troia kurulur. Bu katta Trakya Kralı Lysimachos Athena Tapınağı’nı yaptırır. Kutsal alanın yapımı da yine bu döneme aittir. M.Ö. 85 yılında Romalı komutan Fimbria kenti tümüyle yıkar.

IX.Troia: M.Ö. 85 ile M.S. 500 tarihleri arasına konur. Bu Roma Troiası’nda Romalılar’ın İlion dedikleri Troia’yı kutsal şehir saydıkları ve Roma İmparatorluğu’nun atalarının Troia soyundan geldiklerine inandıkları bilinir. Bu inanış Aineias’ın Troia yakılınca şehirden kaçıp İtalya’da Roma’yı kurmasına bağlanır. IX. Troia M.S.500’lerde meydana gelen iki depremle yıkılmıştır.

X.Troia: Roma’nın 395’te ikiye ayrılmasıyla Bizans adını alan Doğu Roma İmparatorluğu döneminde Troia X olarak tespit edilmiştir.

 

Troia Kazıları
Troia’nın efsane haline gelen kazı hikayesi ve kazıcı Schliemann’ın renkli kişiliği, Troia antik kentini çok daha büyük bir ilgi alanı haline getirmiştir. Schliemann’dan önce de bu bölgeye Fr. Le Chevalier (1785), mimar A. F. Mauduit (1811), Fransa Büyükelçisi Choiseul-Gouffier (1818) ve Ch. Texier (1833) gibi seyyah ve bilginlerin geldiği bilinmektedir. Yine Schliemann’dan önce 1863-65 yılları arasında İngiliz Frank Calvert’in de birçok yerde mühim sondajlar yaparak eserler topladığını görürüz. Calvert’e Çanakkale bölgesinde ilk araştırma yapan kişi diyebiliriz. Bu yüzdendir ki 1868’de Schliemann Çanakkale’ye ayak bastığı zaman Calvert’in rehberliğine muhtaç olmuş ve onun sayesinde Troia’yı bulmuştur.

 

31 Mayıs 1873’de hayali gerçekleşen ve Priamos’un zannettiği hazineyi bulan Shliemann, işçileri evlerine yollar ve ardından bulduğu hazineyi Calvert’in çiftliğine taşır. 17 Haziran’da kazıya son vererek hazineyi Yunanistan’a sonra da Almanya’ya kaçırırlar.Shliemann’ın bulduğu hazine II. Dünya Savaşı sırasında Almanya’dan Rusya’ya götürülür, bugün bu hazine Moskova’daki Puşkin Müzesi’nde sergilenirken çok az kısmı da Berlin, Atina ve İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde yer alır.

 
Cincinnati Üniversitesi’nden Carl Blegen başkanlığındaki bir heyet tarafından yaptırılan bir Amerikan kazısıdır.1932 yılında değerli bilim adamlarından kurulmuş bu Amerikan heyeti üçüncü kez Troia’yı kazmaya karar vererek birinci kazı mevsimini açmışlar, büyük bilgin Dörpfeld’i de bu kazıya davet etmişlerdir. Bundan sonra yedi mevsim daha Troia’da çalışılarak en küçük teferruatına kadar inceleme yapılmıştır.

Troia’da IV. Dönem kazıları 1988 yılında Tubingen Üniversitesi profesörlerinden Manfred (Osman) Korfmann başkanlığında başlamış ve onun 2005 yılında ölümüne kadar sürmüştür. Bu kazılarda Troia VIIa tabakasının Hitit İmparatorluğunun Wilusa adıyla Hititlerin uç beyliği olduğunu bir mühürle ispatlamıştır. Aşağı şehirde yapılan bu kazılar Koffman’ın zamansız ölümü üzerine durmuşsa da 2014 yılında yeniden başlamıştır.

Benzer Haberler

Seyahat

Çanakkale'de çocuklarla gezilecek yerler

Kaliteyi, özverili hizmetiyle bir arada tutan Bosphorus Yachting, farklı kapasite ve özelliklerde, her biri konfor ve lüksü gözeterek döşenmiş yatları ile tüm sene boyunca misafirlerine hizmet veriyor.