Ekolojik Yaşam Atölyesi Oluşturdular

İstanbul’un yoğun yaşam temposundan kaçıp 7 yıl önce Çanakkale’nin Gökçeada ilçesine gelen Şule ve Aziz Bengi çifti, oluşturdukları ekolojik yaşam atölyesinde yağmur suyundan sabun imal ediyor.

Şule Bengi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, eşinin bir gıda firmasında yöneticilik yaptığını, kendisinin ise bir televizyon kanalının reklam departmanında yönetici olarak çalıştığını belirterek, İstanbul’da “beyaz yakalı” çalışanların benzer hayatlarından birini yaşadıklarını söyledi.

Büyük şehrin yoğun ve yorucu bir hal alması üzerine daha önce hayalini kurdukları ekolojik yaşamı oluşturmak amacıyla harekete geçtiklerini ifade eden Bengi, bunun için Gökçeada’yı tercih ettiklerini anlattı.

Bengi, doğanın içinde olmak ve doğanın sunduklarını tekrar doğaya dönüştürmek ve onun bir parçası halinde yaşam sürmek istediklerini dile getirerek, şunları söyledi:

“O yüzden Gökçeada bizim için iyi bir lokasyon oldu. Burası bizim ihtiyaçlarımıza her anlamda cevap verebilen bir yerdi. Buraya geldik ve adanın kuzeyinde bulunan Kaleköy’de daha önce satın aldıkları taş evi restore edip yerleştik. Baktık ki, burada zeytinyağı çok fazla. Adanın geçmiş kültüründe de sabun var. Önce kendi sabunumuzu yapalım dedik. Sonra kendi kolonyamızı, salçamızı, peynirimizi ve ekmeğimizi yapalım istedik. Adada ham madde sıkıntısı çekmiyorsunuz. Bu adanın keçileri ve sütü bize ilham verdi. Mesela keçi sütlü sabun yaptık.”

-Saf su yerine Gökçeada’nın yağmur suyu

Sabunda cildi yumuşatma etkisi bulunduğundan saf su kullanmanın mantıklı olduğunu ifade eden Bengi, “Biz saf su yerine Gökçeada’nın bereketli yağmur suyunu kullandık. Çatıya yerleştirdiğimiz oluklardan bir sistem oluşturduk. Bu sistem 2 tonluk depoya yağmur sularını ulaştırıyor. Burada biriken yağmur suyunu kullanarak sabun üretiyoruz.” dedi.

Ekolojik bir yaşam atölyesinde üretim yaptıklarını vurgulayan Bengi, “Biz burada yaşamı en saf haliyle, en üretken haliyle, elinde olan malzemeyi dönüştürerek nasıl yaşamın içine katabiliriz üzerinde çalışıyoruz. Deneysel olarak da kendimizi yetiştirerek böyle bir yaşantıyı sürdürüyoruz.” ifadesini kullandı.

Sabunların hepsinde zeytinyağı kullandıklarını anlatan Şule Bengi, bütün üretim aşamalarının birbirine benzediğine işaret etti.

Soğuk yöntem kullandıklarını söyleyen Bengi, şunları kaydetti:

“Örneğin bir sabunda biberiye yağı kullanırken diğerinde ardıç katranı kullanıyoruz, bir başkasında ise nane yağı. Tabi bu yağlar zeytinyağının gücünü artıran yağlar ve özler. Şu anda 20’ye yakın çeşit sabunumuz var. Gelen misafirlerimizden çok olumlu tepkiler alıyoruz. Yağmur suyunu, zeytinyağını ya da keçi sütünü duyduklarında şaşıranlar oluyor. Aslında biz bunu insanların bir model olarak görmesini çok istiyoruz. Çünkü bazen bizler etrafımızda olanların farkında olmuyoruz. O kadar çok şey elimizin altında erişilebilir ve o kadar çok ki. Ama biz onlara öyle bakmıyoruz. Yağmura da öyle bakmıyoruz, süte de öyle bakmıyoruz.”

– Sivrisinek düşmanı biberiye kolonyası

Aziz Bengi ise sabun üretimini detaylı incelemek ve tecrübe edinmek amacıyla bir süre yurt dışında bulunduğunu anlattı.

Sabun üretiminde başarılı sonuç aldıktan sonra kolonya üretimine başladıklarını belirten Bengi, bunun sonucunda eli yumuşatan bir limon kolonyası yaptıklarını söyledi.

Kolonya konusunda da farklı ürünlerin ortaya çıktığını dile getiren Bengi, ürünlerde hiç esans kullanılmadıklarını ifade etti.

Limonun yağını kullanarak kolonya ürettiklerini aktaran Bengi, “Normalde elinizi biraz yakan, kurutan kolonya biz ürettiğimizde elinizi yumuşatan bir ürün oldu. Mesela biberiye kolonyamız sivri sinekleri de kaçırır kullandığınızda. Antiseptiktir ayrıca. Tabi bizim amacımız üretmek, mümkün olduğunca çok ve farklı şey üretebilmek. Üretmek insanı mutlu ediyor aslında. Mesele üretebilmek, insanlara fayda sağlayabilmek. Biz burada kendimiz bunu yapıyoruz.” diye konuştu.

Ekolojik Yaşam Gökçeada

Bu Habere Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz. Yorumlarınız Moderatör Kontrolünden Geçerek Yayınlanmaktadır.