Lampsakos Antik Kenti

Antik Lampsakos kenti bu günkü Lapseki ilçesi yerleşim alanının altında olup, tamamen tahrip olmuş, antik kente ait hiçbir kalıntı mevcut değildir. Lapseki ilçe merkezinin doğusunda bulunan tepe üzerinde ve bu günkü modern
yerleşim alanında kurulmuştur.
Doğu bölümdeki tepe üzerinde tarlalar içinde çok yoğun seramik ve mermer parçaları görülmektedir. Alan üzerindeki yüksek teraslar bu alanın antik kentin akropolü olduğunu kanıtlamaktadır. Bu tepenin hemen altında mahalle içinde bazı duvar kalıntıları da mevcuttur. Antik kente ait bulgular daha çok kanalizasyon ve temel hafriyatları sırasında ortaya çıkmaktadır.
Çanakkale müzesinde kente ait bazı mimari parçalar ve lahitler bulunmaktadır. Lapseki’nin kuzeyinde Dalyan mevkiinde Çanakkale müzesi tarafından 1997 yılında gerçekleştirdiği kurtarma kazılarında, bu alanda bir nekropol alanı olduğu tespit edilmiştir. Bu mezarlardan MÖ 5-4. yy özelliği gösteren arkeolojik eserler elde edilmiştir. Lapseki merkezin güneyin de Yenice köyü yolu üzerinde Çeşmecikler mevkiinde, 2005 yılında Çanakkale Müzesi tarafından
yapılan başka bir kurtarma kazısında, çok sayıda lahit mezara rastlanmış, bu mezarlardan MÖ 5-4. yy özelliği gösteren arkeolojik eserler elde edilmiştir. Bu alan, antik kentin güney giriş kapısı önünde, kentin giriş yolu kenarında bir
nekropol alanı olduğu tespit edilmiştir.
Çanakkale Boğazı üzerinde bir liman kenti olarak kurulmuş olan antik kent, zengin Biga ovası ve İç Troas bölgesine giden antik yolların üzerinde bulunması, iç bölgelerde işletmiş olduğu altın ve gümüş yatakları ile Troas’ın en zengin kenti durumundadır.
Antik kaynaklar kentin ilk adının “Pityusa” olduğu ve MÖ 7. yy’ın ortalarında Phokaia’lılar tarafından kolonize edildiğini, Lampsakos adı ise, Bitinya bölgesindeki yerli halk olan Bebryker’in kralı Mandros’un kızı Lampsake den geldiğinden bahseder. Darius’un MÖ 513 yılında İskit seferinden döndüğü sırada Lampsakos, “Hipporchos” adlı tiran tarafından yönetilmekteydi. Lampsakos halkı MÖ 498/7 yılında Pers İmparatoruna karşı başlatılan isyana katılır. MÖ 466/450 yılları arasında Themistokles’e tımar olarak verilen Lampsakos, 453-428 yılları arasında Attik Delos Deniz Birliği’ne katılarak yıllık 12 talent vergi öder. MÖ 411 yılında birlikten ayrılır. MÖ 405 yılında Spartalı Lysandros Atinalı’ların elinde olan Lampsakos’u ele geçirir. MÖ 386-356 yılları arasında kent Atinalı Chares’in elinde kalır. MÖ 342 tarihinde yeniden Persler tarafından işgal edilen Lampsakos, MÖ 334 yılında Makedonya krallığı ve daha sonra MÖ 133 de Roma İmparatorluğu topraklarına dahil olur. Bizans ve Osmanlı dönemlerinde Lampsakos giderek eski önemini yitirir.
Antik çağın zengin kentlerinden olan Lampsakos özellikle zengin maden ocakları, kaliteli şarabının yanı sıra antik çağ düşüncesine katkı sağlayan filozofları ile ünlüdür. Filozofların çoğu Lapseki’li ünvanıyla anılırlar. Anaksagoras, Epikuros, ve metrodoros bunlardan bazılarıdır.
Troas bölgesinde kendi adına ilk sikke basan kenttir. MÖ 6. yy başlarından itibaren hüküm sürdüğü her dönemde sikke bastığı görülür. Bastığı sikkelerin ön yüzünde Dionisos başı, arka yüzünde üzüm salkımı ve boğa başı betimlenmiştir.